...:::FAN CLUB:::...

Diziler,Sarkıcılar,Oyuncular...
 
AnasayfaPortalliSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 peker açıkalınla bir röportaj

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
elif-95
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Yaş : 22
Kayıt tarihi : 16/06/07

MesajKonu: peker açıkalınla bir röportaj   Paz Haz. 17, 2007 12:17 am

Çubuklu pijaması, atleti ve terliğiyle geniş bir hayran kitlesi edinen Gaffur tipinin üzerine yapışmasını istemediğini kaydeden ünlü oyuncu, Gaffur’la ‘ölümüne kanka’ olamayacağının altını çiziyor.

Açıkalın, ayrıca konuk olarak katıldığı her canlı yayında ‘çakkıdı’ müziğinin çalınmasından ve Gaffur gibi davranmasını isteyenlerden de rahatsız. Açıkalın “Gaffur hiçbir şeydir ve hiçbir şey tehlikelidir.” diyor. Bu durumda Gaffur’a şunu sorma hakkı doğuyor: ‘Niye böyle davranıyorsun? Beni beğenmiyor musun?’

Peker Açıkalın 27 yıldır tiyatronun içinde ama Avrupa Yakası’ndaki çubuklu pijamalı, atletli-terlikli Gaffur tiplemesiyle üzerinde çok konuşulan birisi oldu. Sürekli bununla anılıyor olmak bıkkınlık getirmiyor mu?

Yapılan işlerde hep yeteneğimi açığa çıkarıp başarıya ulaşmaya çalıştım. Popüler olan son tipleme de bunlardan biri. Sadece popüler ve medyatik olup olmamak, medyayla birlikte yürümek ya da sanatçı kişiliğinle dengede tutmak söz konusuyla bu sadece kişinin prensipleri ve dünya görüşüyle bağlantılı... Hiçbir zaman yaptığım bir tiplemenin bana yapışmasını istemem ve benim onunla uzun süre kol kola yürümemin bir sınırı var. Bu sınırı kendim çekiyorum.

Ekmek Teknesi’nde halkın yaşantısına uygun olduğu için oynadığınızı, Amerikan formatlı sitcomları beğenmediğinizi söylüyordunuz. Oysa şimdi Avrupa Yakası’nda seyircisini snop bulduğunuz bir dizidesiniz?

Böyle bir ayırım seyirci kitlesi ve medya unsurlarınca yapılıyor. Burada önemli olan sanatçının kendi yeteneğini halka yansıtıp bunun zeminini de kendinin belirlemesi. Gaffur tiplemesi burada öyle bir denge unsuru gibi oldu. A plus bir dizi formatı Türk toplumu tarafından kabul gördü. İkisinin de özünde insan ve Türk ailesi var. Sokakta yürürken ‘Eskiden biz Avrupa Yakası’nı seyretmiyorduk; ama şimdi siz girdiniz diye seyrediyoruz’ diye yorumlar alıyorum. Ama Gaffur’u ön plana alarak, bunu bir internet ve medya rüzgarıyla sürdürerek devam etmeyi bir sanatçı olarak düşünmüyorum. Bu işi magazinden uzak tutmaya çalışıyorum, bugün var yarın yoktur bunlar. Ama Peker Açıkalın hep var. Menajerle ve popüler kültürle hareket etmiyorum. Bağımsız sanatçıyım, bu lüks bana ait. Hayatımda sinemadan aldığım tek ödül, “Kolay Para” isimli filmdendir. Ve o filmde zatürre oldum. Maymun iştahlıysanız her gün magazin ve paparazzi programlarında görünebilirsiniz.

İnsanlar eziklik psikolojileri nedeniyle mi Gaffur’a sarılıyor? Gaffur’un psikopatlığıı Beyaz Türkler’in kalesine atılan bir gol mü?

Pijama, terlik ve atletten başka hayatta hiçbir şeyi olmaması nedeniyle seviliyor olabilir. En fazla 100 kelime ile hayatını devam ettiriyor. Gaffur 7 milyar insandan birisi ve hasbelkader Nişantaşı’nda olan bir kapıcının oğlu. Gaffur’un kişilik özellikleri, hiçbir zaman sınıfsal ayrılıkları gözetecek durumda değil. Çünkü o çok akıllı da, deli de, içine kapanık da, oyun da oynuyor olabilir. Analiz edilecek bir tip değilmiş gibi de geliyor, aramızda böyle insanlar var çünkü. Gaffur fenomen olacaksa bunun eli bıçaklı şekilde değil, spor ya da başka hobiyle olması lazım. Çünkü insanlar Gaffur’u gerçekten bağrına bastı. Sokaktaki insanın yorumu en net ve doğru yorumdur, oranın samimiyetine güveniyorum; parametrelerin ve rant çarklarının düzlemine değil...

Bağrına basarken bıçak saplanabilir ama...

Nereden malum, belki hakikaten helva ve peynir keserken elinde kaldı. (Gülüşmeler) Ben de peynir, helva kesip yiyorum evde yani.

Bir Türk klasiğidir ya. Yarın bir gün kapıcılar Gaffur’a tepki gösterirlerse ne olacak?

En çok onoreyi kapıcılardan alıyorum. (Gülüyor) İlk kez kapıcılar bu kadar ön plana çıktı Gaffur’la. Negatif bir eleştiri almadım. Kapıcı dediğiniz insan sabah ekmeğinizi kapınıza getiriyorsa o da sizin ailenizden sayılır. Eline bıçak alıp pijamayla dolaşan herkes kapıcı değil., öyle bir sürü tip var. Ayrıca Gaffur, kapıcının oğlu. Hiçbir şey... Ve hiçbir şey tehlikelidir.

Burhan Altıntop (Engin Günaydın), Beyaz Türk olmak için yukarı tırmanmaya çalışırken; onu alttan Gaffur çekiştirip duruyor. ‘Ölümüne kanka’lık bu tür bir yakınlaşmanın, sosyal uyumun ifadesi mi?

Herkesin ortak özelliği bence herkesin yalnız oluşu... Dizide bu yalnızlığa ve kültürel yapıya uyan o ve ben varız. İkisi de Anadolu kökenli olduğu için bunun kompleksini yaşıyor. Bu çizgiyi naif bir şekilde yansıttığımız için mutluyuz. İkisi de kendini birbirinden cin zannediyor.

Siz Beyaz Türk müsünüz peki?


Evet Beyaz Türk’üm. Baba İstanbul doğumlu bir Üsküplü, anne tarafım Selanikli. Ama ben beyaz-koyu Türk gibi ayrımlara karşıyım. Varoluşumun nedeni, insanı insanla yansıtmak.

Bir de dışarıdan çok sert ve melankolik biri gibi görünüyorsunuz?

Yoo, ben fazlasıyla aktif, neşeli, pozitif ve sosyal biriyim. Beynimin yansıttığı yüzü yansıtmayıp ne yapacağım? Ciddi bir insanım ve sosyal yaşamda da böyle olmayacağım anlamına gelmez. Ciddiyken göbek atan bir insan değilim. (Gülüyor)

Pijama, terlik ya da atlet firmasından hiç reklam teklifi almadınız mı?

Bugüne kadar hiçbir reklam filmi teklifini kabul etmedim. Çünkü benim için orada senaryo ve ürün önemli. Oynamam için Türk toplumuna faydası olması lazım ikisinin de.

Balık burcundan birisi olarak iyi balık yakalıyor musunuz?

Şu ana dek hiç tutamadım. O sırada başka şey düşündüğüm için balık gelip gidiyor.

Özel hayatınızla ilgili medyadan uzak duruyor ve konuşmuyorsunuz...

Uzak değil de mesafeli duruyorum.

Durmasanız tam süper olacaadı. (Gülüşmeler)

Seyirci Gaffur kıyafeti istiyor

Gaffur’un ‘Çakkıdı’ dansı sitelerde en çok izlenen ve hayran kitlesi oluşturan bir dans oldu. Dans dersi mi aldınız?

Ben kung-fu bilmiyorum; ama kung-fu yapmam gerektiğinde onu yapacak kadar gözlemi olan bir insanım. Hayatımda hiçbir zaman ‘çakkıdı’ dinleyen ve o tür dansları yapan biri değilim. (Gülüyor) Bu devam edecek anlamına gelmez. Bu bir ayrıntıydı ve bitti. Bir daha dans etmem. Ancak Gülse Birsel yazarsa ederim, senaryo gereği. Bunun çok tekrar edilmesi medyatik kirlenmenin gerektirdiği bir şey. Herhangi bir canlı yayına çağrıldığınızda sanatçı kişiliğinizle bir şey konuşulurken ‘çakkıdı’nın çalınması sizin bir şekilde oyuna getirilmeniz demek. Onu terbiyemle dengeleyip geçiştirmekten başka kişisel çözüm bulamadım. Gaffur’u abartmıyorum, sinema düzeyinde oynuyorum. Abartırsan karikatürize olur. Gaffur’un karakter ve hayat temposu volume 1’dir.

Anadolu Ateşi grubu gibi Anadolu Gaffur Ateşi adlı dans grubu kurulur mu dersiniz?

(Gülüşmeler) Bunlar uçuk kaçık şeyler; ama duyduğuma göre bir fan grubu Gaffur’un pijaması, atleti ve terliğini giyip, sırtlarına da teyp alarak ‘çakkıdı’yı çalarak Beyoğlu’nda bir tur atacaklarmış. Önlerinde ‘Beni beğenmiyor musun?’ arkalarında da ‘Ölümüne Kankayız’ yazacakmış. (Gülüyor) Böyle fanatikler çıkacaktır. Ama bu gösteriye katılma niyetim yok.

Gaffur, Türklerin milli piknik ve gece üniformasını canlandırdı aynı zamanda. Pijama satışları artmıştır herhalde?

Diziye gelen e-mail’lerde en çok Gaffur kıyafeti talep ediliyor. (Gülüşmeler) Biz de yok, Mahmutpaşa’ya gitsinler.

Sizin ailenizin üç kuşaklık manifaturacılık geçmişi var. Bir toptan kaç pijama çıkar?

Bir top kumaştan altlı üstlü 10 çift çıkar sanırım. Şu an abimle babamızdan kalan minik bir manifatura tezgahını işletiyoruz. Pijamalık üzerine çalışmıyoruz şu an. (Gülüyor)

Saçlarınız yıllardır aynı uzunlukta. Peruk mu var, özel bakım mı uyguluyorsunuz?

Hiç kimyasal madde kullanmadım. Saçlarımla gurur duyuyorum. Onlar arkadaşım ve sanatımda iyi kullanıyorum. Bir futbolcu nasıl ayağını kullanıyorsa ben de saçlarımı kullanıyorum. Şu an çektiğimiz Maskeli Beşler Irak ile Amerikalılar Karadeniz’de filmlerinde de kullandım. Çok güzel çalışma yapmışım, kendimi kutluyorum.

Mutfakta sit-com oynar gibi çocuklarımı güldürüyorum

Kızlarınıza baba olmak dışında anne de olabiliyor musunuz?

Evet, evet. 6,5 yaşındaki kızım Şeker bana çok yardımcı oluyor, onunla bir mutfak yaşantımız var. Yemekten hiç anlamam, sadece lojistik destek yaparım. (Gülüyor) Bir sitcom oynar gibi çocuklarımı güldürürüm. Çok güzel ve yaşamın tadı bu. 7,5 aylık kızım Perim Yakut için de geçerli bu. Çok iyi bir baba olduğum gibi çok iyi bir anne gibi de çocuklarımla ilgiliyim. Herkesin çocuğuna karşı sevgi var ama bende. Kendi çocuklarımı izlemekten uyuyamam mesela. Rahmetli babam “Baba olduktan sonra sen de gerçek bir insan olabilirsin.” demişti. Bu o zaman uzak gelmişi; ama öyleymiş. Şimdi onlarla yastık kavgası da, trekking de, yüzme de, resim de yapıyorum. Masallarını ben okuyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dizilerimiz.homegoo.com
büşra



Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 17/06/07

MesajKonu: Geri: peker açıkalınla bir röportaj   Ptsi Tem. 23, 2007 7:13 pm

ben bunu okuyana kadar.......................
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
peker açıkalınla bir röportaj
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
...:::FAN CLUB:::... :: Oyuncular :: Peker Açıkalın-
Buraya geçin: